Feribot Güvertesinde Kalmak mı Kabin Almak mı?

Feribot yolculuğu planlıyorsun ama kararsız mısın? Güvertede yıldızları mı seyretmeli yoksa kabinde mi rahat etmeli? İşte deneyimlerimle dolu rehberim, feribot seyahatini en iyi şekilde planlaman için burada!

Şubat 28, 2026 - 02:41
Şubat 28, 2026 - 02:41
 0  0
Feribot Güvertesinde Kalmak mı Kabin Almak mı?

1. Ege'nin İncisi'ne Yolculuk: Güvertede Midilli Rüyası

Ege'nin serin sularında Midilli'ye doğru yol alırken, güvertede olmanın keyfi bambaşka. Gözlerini kapat, tuzlu deniz kokusunu içine çek. Güneş batarken gökyüzünün kızıla boyanışını izlemek, sanki bir Van Gogh tablosunun içinde olmak gibi. Bir yandan da hafiften çalan sirtaki ezgileri... İşte o an, "İyi ki kabin almamışım," diyeceksin. Ama dur bakalım, her şey güllük gülistanlık mı? Tabii ki değil! Gece bastırınca o rüzgar iliklerine kadar işleyebilir, hazırlıklı olmakta fayda var. Yanına kalın bir şeyler almayı unutma. Bir de uyku tulumu... Çünkü sandalyede uyumak, düşündüğünden çok daha zor olabilir.

Güvertede olmak, sadece manzarayı izlemekle sınırlı değil. Diğer yolcularla sohbet etmek, yeni arkadaşlıklar kurmak da cabası. Belki de hayatının aşkıyla tanışacaksın, kim bilir? Yanında termosunda çayın, elinde kitabın, Ege'nin sonsuzluğuna doğru yol alırken, hayatın anlamını sorgulayacaksın. Arada bir martıların çığlıkları, geminin düdük sesi... Her şey o kadar gerçek ki, sanki bir film setindeymişsin gibi.

Gezgin Notu: Güvertede uyumak için en ideal mevsim ilkbahar veya sonbahar. Yazın çok sıcak, kışın ise çok soğuk olabilir. Yanına mutlaka sinek kovucu almayı unutma. Bir de powerbank, telefonunun şarjı bitebilir.

Ulaşım/Konum İpucu: Midilli'ye Ayvalık veya İzmir'den kalkan feribotlarla ulaşabilirsin. Feribot saatleri ve fiyatları mevsime göre değişebilir, önceden kontrol etmekte fayda var. Midilli'de mutlaka deniz mahsüllerini tatmalısın.


2. İtalya'ya Vapur Seferi: Kabinde Toskana Esintisi

İtalya'ya doğru uzun bir vapur yolculuğu... Güvertede gün batımını izlemek güzel fikir, ama ya sonrası? İşte o zaman kabin, adeta bir kurtarıcı gibi devreye giriyor. Kendini yorgun bir savaşçı gibi düşün, gün boyu güvertede güneşin altında kavrulmuşsun. Şimdi de rahat bir yatakta, klima serinliğinde uykuya dalma vakti. Kabininde duşunu alıp, üzerini değiştirdikten sonra, sanki yeni bir sen gibi hissedeceksin. Dışarıdaki dalgaların sesi, seni ninni gibi uyutacak.

Kabin demek, sadece uyumak demek değil. Aynı zamanda kendine özel bir alan yaratmak demek. Kitabını okuyabilir, film izleyebilir, hatta sevdiklerinle görüntülü konuşabilirsin. Dışarıdaki kalabalıktan uzak, sadece sen ve düşüncelerin... Bir de unutmadan, kabinde priz de var! Telefonunu, tabletini şarj edebilir, sosyal medyadan uzak kalmamak için internete bağlanabilirsin.

Gezgin Notu: Kabin seçimi yaparken, deniz tutmasına karşı orta katlarda olanları tercih etmelisin. Bir de penceresi olan kabinler, klostrofobiye iyi gelir. Yanına mutlaka kendi kulaklığını al, kabinlerdeki televizyonların sesi rahatsız edici olabilir.

Ulaşım/Konum İpucu: İtalya'ya Türkiye'den direkt feribot seferleri bulunmuyor. Yunanistan üzerinden aktarmalı olarak gidebilirsin. İtalya'da mutlaka pizza ve makarnayı denemelisin.


3. Norveç Fiyortları: Güvertede Kuzey Işıkları Dansı

Norveç fiyortlarını keşfederken, güvertede olmak adeta bir zorunluluk. O muhteşem manzarayı kaçırmak, hayatının hatası olur. Hele bir de şanslıysan, Kuzey Işıklarını görme fırsatın varsa... İşte o zaman, soğuktan titremene rağmen, gözlerini gökyüzünden alamayacaksın. Yeşil, mor, pembe renklerin dansı, seni büyüleyecek. Yanında sıcak bir kahve, battaniyen ve en sevdiğin dostunla, bu anı ölümsüzleştireceksin.

Güvertede olmak, sadece görsel bir şölen değil. Aynı zamanda ruhsal bir yolculuk. Fiyortların dinginliği, denizin sonsuzluğu, seni iç huzura kavuşturacak. Şehir hayatının stresinden uzak, doğayla baş başa kalmanın keyfini çıkaracaksın. Bir de unutmadan, fotoğraf makineni yanına almayı unutma. Bu manzarayı ölümsüzleştirmek isteyeceksin.

Gezgin Notu: Norveç'e gitmek için en ideal mevsim yaz ayları. Ancak Kuzey Işıklarını görmek istiyorsan, kış aylarını tercih etmelisin. Yanına mutlaka termal içlik ve su geçirmez bir mont almalısın.

Ulaşım/Konum İpucu: Norveç'e İstanbul'dan direkt uçuşlar bulunuyor. Fiyortları gezmek için en iyi seçenek, araba kiralamak veya gemi turlarına katılmak. Norveç'te mutlaka somon balığını tatmalısın.


4. Japonya'ya Deniz Otobüsü: Kabinde Manga Maratonu

Japonya'ya deniz otobüsüyle gitmek, başlı başına bir macera. Güvertede okyanusu seyretmek güzel fikir, ama ya uzun yolculukta ne yapacaksın? İşte o zaman kabin, adeta bir cennet köşesi gibi devreye giriyor. Kabininde Japon çizgi romanlarını okuyabilir, anime izleyebilir, hatta karaoke yapabilirsin. Dışarıdaki dalgaların sesi, seni Tokyo'nun neon ışıklarına hazırlayacak.

Kabin demek, aynı zamanda Japon kültürünü yakından tanımak demek. Kabininde Japon çayı içebilir, origami yapabilir, hatta kaligrafi dersleri alabilirsin. Dışarıdaki kalabalıktan uzak, sadece sen ve Japonya... Bir de unutmadan, kabinde mutlaka geleneksel Japon kıyafetleri olan kimono da bulunuyor. Onları giyip, fotoğraf çekilebilirsin.

Gezgin Notu: Japonya'ya gitmek için en ideal mevsim ilkbahar veya sonbahar. Kiraz çiçeklerinin açtığı dönemde gitmek, unutulmaz bir deneyim olabilir. Yanına mutlaka İngilizce-Japonca sözlük almalısın.

Ulaşım/Konum İpucu: Japonya'ya Türkiye'den direkt uçuşlar bulunuyor. Deniz otobüsüyle gitmek için, önce Güney Kore'ye gitmen gerekiyor. Japonya'da mutlaka suşi ve ramen yemelisin.


5. Karayipler'de Cruise Keyfi: Güvertede Salsa Dansı

Karayipler'de cruise yapmak, adeta bir rüya gibi. Güvertede güneşlenmek, kokteyl içmek, salsa dansı yapmak... Hayatının en güzel anlarını yaşayacaksın. Ama gece olunca, kabin adeta bir sığınak gibi devreye giriyor. Yorucu bir günün ardından, rahat bir yatakta uykuya dalmak, paha biçilemez. Bir de unutmadan, kabininde özel bir balkon varsa, yıldızları seyretmek de cabası.

Güvertede olmak, sadece eğlenmek demek değil. Aynı zamanda Karayip kültürünü yakından tanımak demek. Yerel müzikleri dinleyebilir, yöresel yemekleri tadabilir, hatta voodoo ayinlerine katılabilirsin. Dışarıdaki kalabalıktan uzak, sadece sen ve Karayipler... Bir de unutmadan, yanına mutlaka güneş kremi ve şapka almalısın.

Gezgin Notu: Karayipler'e gitmek için en ideal mevsim kış ayları. Yazın çok sıcak ve nemli olabilir. Yanına mutlaka sivrisinek kovucu almalısın.

Ulaşım/Konum İpucu: Karayipler'e Türkiye'den aktarmalı uçuşlar bulunuyor. Cruise turları genellikle Miami veya Fort Lauderdale'den başlıyor. Karayipler'de mutlaka rom ve deniz mahsüllerini tatmalısın.


6. İstanbul'dan Adalar'a Kaçış: Güvertede Çay ve Simit Keyfi

İstanbul'un kalabalığından kaçıp Adalar'a gitmek, adeta bir terapi gibi. Vapurun güvertesinde çayını yudumlayıp, simidini yerken, martıların çığlıklarını dinlemek... İşte hayatın anlamı bu! Ama Adalar'da dolaştıktan sonra, yorgun argın vapura bindiğinde, kabin adeta bir kurtarıcı gibi devreye giriyor. Rahat bir koltukta uyuklamak, İstanbul'a dönmeden önce enerji toplamak için harika bir fırsat.

Güvertede olmak, sadece manzarayı izlemek demek değil. Aynı zamanda İstanbullularla sohbet etmek, yeni arkadaşlar edinmek demek. Belki de hayatının aşkıyla tanışacaksın, kim bilir? Yanında kitabın, kulaklığın ve en sevdiğin müziklerle, Adalar'dan İstanbul'a doğru yol alırken, hayatın anlamını sorgulayacaksın. Arada bir vapurun düdük sesi, Boğaz'ın serin rüzgarı... Her şey o kadar güzel ki, sanki bir film setindeymişsin gibi.

Gezgin Notu: Adalar'a gitmek için en ideal mevsim ilkbahar veya sonbahar. Yazın çok kalabalık, kışın ise çok soğuk olabilir. Yanına mutlaka fotoğraf makinesi almalısın.

Ulaşım/Konum İpucu: Adalar'a İstanbul'dan kalkan vapurlarla ulaşabilirsin. Vapur saatleri ve fiyatları mevsime göre değişebilir, önceden kontrol etmekte fayda var. Adalar'da mutlaka dondurma ve balık ekmek yemelisin.


7. Yunan Adaları Arası Feribot: Kabinde Mitoloji Sohbetleri

Yunan adaları arasında feribotla seyahat etmek, adeta bir zaman yolculuğu gibi. Güvertede Ege'nin masmavi sularını seyrederken, mitoloji hikayeleri anlatmak... İşte hayatın anlamı bu! Ama adaları gezip yorulduktan sonra, feribotta kabin adeta bir vaha gibi. Klima serinliğinde uyumak, Yunanistan'ın sıcaklarından kaçmak için harika bir fırsat. Bir de unutmadan, kabinde Yunan mitolojisi kitapları okumak da cabası.

Güvertede olmak, sadece manzarayı izlemek demek değil. Aynı zamanda diğer gezginlerle tanışmak, seyahat ipuçları almak demek. Belki de hayatının en iyi arkadaşıyla tanışacaksın, kim bilir? Yanında haritan, rehber kitabın ve en sevdiğin güneş gözlüklerinle, adadan adaya atlayarak Yunanistan'ı keşfederken, hayatın anlamını sorgulayacaksın. Arada bir feribotun düdük sesi, denizin tuzlu kokusu... Her şey o kadar güzel ki, sanki bir film setindeymişsin gibi.

Gezgin Notu: Yunan adalarına gitmek için en ideal mevsim ilkbahar veya sonbahar. Yazın çok kalabalık, kışın ise çok soğuk olabilir. Yanına mutlaka pasaport ve vize almalısın.

Ulaşım/Konum İpucu: Yunan adalarına Türkiye'den veya Avrupa'dan kalkan feribotlarla ulaşabilirsin. Feribot saatleri ve fiyatları mevsime göre değişebilir, önceden kontrol etmekte fayda var. Yunanistan'da mutlaka souvlaki ve tzatziki yemelisin.


8. Mekong Nehri'nde Tekne Turu: Güvertede Yüzen Köy Keşfi

Mekong Nehri'nde tekne turu yapmak, adeta bambaşka bir dünyaya açılmak gibi. Güvertede yüzen köyleri seyrederken, yerel halkın yaşam tarzını gözlemlemek... İşte hayatın anlamı bu! Ama uzun süren tekne yolculuklarında, kabin adeta bir sığınak gibi. Sineklikli bir yatakta uyumak, tropikal iklimin zorluklarından kaçmak için harika bir fırsat. Bir de unutmadan, kabinde yerel el sanatları ürünleri satın almak da cabası.

Güvertede olmak, sadece manzarayı izlemek demek değil. Aynı zamanda yerel halkla iletişim kurmak, kültürlerini öğrenmek demek. Belki de hayatının en anlamlı deneyimini yaşayacaksın, kim bilir? Yanında not defterin, kalemin ve en sevdiğin seyahat günlüğünle, Mekong Nehri'ni keşfederken, hayatın anlamını sorgulayacaksın. Arada bir teknenin motor sesi, egzotik kuşların cıvıltısı... Her şey o kadar güzel ki, sanki bir belgesel çekiyormuşsun gibi.

Gezgin Notu: Mekong Nehri'ne gitmek için en ideal mevsim kurak dönem. Yağmurlu dönemde nehir seviyesi yükselir ve bazı köyler sular altında kalabilir. Yanına mutlaka sivrisinek kovucu ve güneş kremi almalısın.

Ulaşım/Konum İpucu: Mekong Nehri'ne Güneydoğu Asya ülkelerinden ulaşabilirsin. Tekne turları genellikle Vietnam veya Kamboçya'dan başlıyor. Mekong Nehri'nde mutlaka yerel yemekleri tatmalısın.


9. Baltık Denizi'nde Feribot: Güvertede Viking Hikayeleri

Baltık Denizi'nde feribotla seyahat etmek, adeta bir Viking efsanesinin içinde olmak gibi. Güvertede soğuk havaya rağmen, Baltık Denizi'nin sonsuzluğunu seyrederken, Viking hikayeleri anlatmak... İşte hayatın anlamı bu! Ama uzun süren feribot yolculuklarında, kabin adeta bir kale gibi. Sıcak bir duş almak, sauna keyfi yapmak ve rahat bir yatakta uyumak, Baltık Denizi'nin soğuklarından kaçmak için harika bir fırsat. Bir de unutmadan, kabinde Viking temalı filmler izlemek de cabası.

Güvertede olmak, sadece manzarayı izlemek demek değil. Aynı zamanda diğer yolcularla tanışmak, farklı kültürleri öğrenmek demek. Belki de hayatının en ilginç sohbetini yapacaksın, kim bilir? Yanında şapkan, atkın ve en sevdiğin termal içliğinle, Baltık Denizi'ni keşfederken, hayatın anlamını sorgulayacaksın. Arada bir feribotun düdük sesi, dalgaların hışırtısı... Her şey o kadar güzel ki, sanki bir tarihi roman okuyormuşsun gibi.

Gezgin Notu: Baltık Denizi'ne gitmek için en ideal mevsim yaz ayları. Kışın çok soğuk ve karanlık olabilir. Yanına mutlaka pasaport ve vize almalısın.

Ulaşım/Konum İpucu: Baltık Denizi'ne Avrupa ülkelerinden kalkan feribotlarla ulaşabilirsin. Feribot saatleri ve fiyatları mevsime göre değişebilir, önceden kontrol etmekte fayda var. Baltık Denizi'nde mutlaka yerel deniz mahsüllerini tatmalısın.


10. Amazon Nehri'nde Gemi Seyahati: Kabinde Vahşi Yaşam Belgeseli

Amazon Nehri'nde gemiyle seyahat etmek, tam anlamıyla bir maceraperestlik örneği. Güvertede yağmur ormanlarının gizemli atmosferini solurken, vahşi yaşamı gözlemlemek... İşte hayatın anlamı bu! Ama Amazon'un nemli ve sıcak havasında, kabin adeta bir kurtarıcı niteliğinde. Klimasıyla serinlemek, sineklikten korunmak ve rahat bir yatakta dinlenmek, unutulmaz bir deneyim sunuyor. Bir de unutmadan, kabinde Amazon belgeselleri izlemek de cabası.

Güvertede olmak, sadece manzarayı izlemek demek değil. Aynı zamanda yerel rehberlerle sohbet etmek, Amazon'un sırlarını öğrenmek demek. Belki de hayatının en heyecan verici anlarını yaşayacaksın, kim bilir? Yanında dürbünün, fotoğraf makinen ve en sevdiğin seyahat kitabınla, Amazon Nehri'ni keşfederken, hayatın anlamını sorgulayacaksın. Arada bir geminin motor sesi, maymunların çığlıkları... Her şey o kadar gerçek ki, sanki bir National Geographic çekimindeymişsin gibi.

Gezgin Notu: Amazon Nehri'ne gitmek için en ideal mevsim kurak dönem. Yağmurlu dönemde nehir seviyesi yükselir ve bazı bölgeler sular altında kalabilir. Yanına mutlaka sivrisinek kovucu, su geçirmez botlar ve uzun kollu giysiler almalısın.

Ulaşım/Konum İpucu: Amazon Nehri'ne Güney Amerika ülkelerinden ulaşabilirsin. Gemi seyahatleri genellikle Manaus (Brezilya) veya Iquitos'tan (Peru) başlıyor. Amazon'da mutlaka yerel meyveleri ve balıkları tatmalısın.


Yolunuz açık, rotanız güzel olsun!

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Seyyah Çok gezen, çok bilen bir seyyah!